Ana Sayfa Magazin 8 Mayıs 2021 85 Görüntüleme

2 anne, 3 çocuk, uzun bir yol…

Melis: Gizem, önce okurlarımıza bu köşeye başlama amacımızı anlatalım mı?

Gizem: Evet, biz iki gazeteci anne kendi deneyimlerimizi ve kah güldürecek kah düşündürecek (!) hikayelerimizi buradan paylaşacağız. Her hafta belli bir konu hakkında sohbet edeceğiz… ve elbette gazeteci olarak doğruları uzmanlardan öğrenip sizlere aktaracağız.

Melis: Bu köşe anneleri olduğu kadar elbette babaları ve hatta anneanne, babaanne ve dedeleri de hedefliyor. Ama şunu baştan söyleyelim; biz burada çocuk hakları kadar ‘ana hakları’nı da savunacağız!

Gizem: Çoğunlukla çocuklarımızla ilgili pek çok konuyu uzmanlara danışsak da teorideki bilgilerin pratikte o kadar kolay uygulanamadığını görüyoruz… Benim kızım Lorin, 2 yaşında. Daha doğrusu, dünyayı yönettiğini sandığı yaşta! Kısacası şu an bizim evde, Lorin ve onun askerleri var.

Melis: Benim ikizlerim Deniz (kız) ve Mehmet ise 9 oldular. Pek çok açıdan rahatlamakla birlikte her gün yeni yeni mücadelelerle karşılaşıyorum tabii…

Gizem: Annelere hep sorarlar Melis, hangi yaş daha zor? Hiç bitmiyor sanırım… “Ah bir 40’ı çıksa, bir yürüse, bir konuşsa, bir okula başlasa, mürüvvetini görsek, ah bir de torun sevsek” diye uzayıp gidiyor galiba…

Melis: Benim anneme soracak olursan hiç bitmiyor. Zira ikizlerime de birlikte baktık. Ama açıkçası ilk yıl, yani emzirdiğim dönem benim için en zorlu dönemdi. Emzirmediğim zamanlarda da kendimi sağıyordum. Sütü iki eşit miktara bölmeye çalışıyordum. Eşit bölemedim endişesiyle bir biberondan diğerine 6-7 kez süt boşalttığımı bilirim…

Gizem: Yaaa, iki çocuğu aynı anda emzirmenin zorluğunu hayal bile edemiyorum.

Melis: Öyleydi valla. Hep bir yetersizlik duygusu vardı.Neredeyse hiç uyumuyordum ve zaman zaman halüsinasyon görüyordum. Bir gece eşimin sırtında üçüncü bir bebek gördüm! Eşimi uyandırdım, “Sırtındaki bebeğe dikkat et, düşecek” dedim. Adamcağız dehşet içinde titreyerek “Bizim üçüncü bebeğimiz yok kiiii!” dedi.

Gizem: Ha ha ha… Ben de aylarca hiç 3 saat blok uyumadım. Yine öyle gecelerden birinde uyandım, Lorin yok! İsmail’i uyandırdım: “Kalk, çocuk yok, çocuk yok!” Aynı dehşet ifadesiyle o da bana bakıp kucağımdakinin kim olduğunu sormuştu. Emzirirken uyumuş, uyanmış, tekrar uyumuş ve uyanmışım! Astral seyahat dedikleri bu olsa gerek…

Melis: Çok affedersin, cevap yazamadım. İçeride kıyamet kopuyordu da gidip biraz salon kadını çizgimden çıkmam gerekti, şimdi asayiş berkemal.

Gizem: Ben de aynı anda büyük bir kavganın arasında kaldım.

Melis: Hayırdır, ne kavgası?

Gizem: Lorin bezi yeni bıraktı, altını ıslatmış, babası yeri silmeye çalışıyor. Paspası bir İsmail çekiyor, bir Lorin… İyi ki “Yarım saat bana dokunmayın” dedim. Neyse Lorin kucağımda, devam ediyorum.

Melis: Ohooo, benim kucağımda bebekle tuvalete girmişliğim bile var. Başka sözüm yok, söz sizde!

Gizem: Velhasıl sevgili okur; biz de uyumadık, yemedik, bir bardak çayı asla sıcak içemedik. Odalara kapanıp ağladık, doktorları bunalttık ve tüm anneler gibi kendimizce birer yol bulduk. Süper kahramanların gizli güçleri, biz annelerinse görünmeyen hunileri var. Buyurun, her hafta bu köşede hunilerimizi takıp, yalnız olmadığımızı hatırlayıp rahatlayalım. Birbirimizden öğreneceğimiz çok şey var.

Melis: Bu arada unutmadan, başta annelerimizin olmak üzere zaman zaman adı anılacak olan cemi cümlemizin de anlayışına sığınmak isteriz. Hepimizin Anneler Günü kutlu, mutlu olsun…

2 anne, 3 çocuk, uzun bir yol...

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil