Ana Sayfa Gündem 18 Nisan 2021 58 Görüntüleme

Ömrünün bir dakikasını bile boşa sarf etmedi

İYİ Parti Isparta Milletvekili Aylin Cesur, bir hekim… 1996’da Cumhurbaşkanlığı Acil Sağlık Sistemi’ne seçilerek dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in özel doktor ekibinde yer aldı.

2008’e kadar Demirel’in özel doktorluğunun yanı sıra Özel Kalem Müdürlüğü’nü ve Başdanışmanlığını sürdüren Cesur, dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığına atandı. 17 Haziran 2015 günü, vefat ettiği ana kadar Demirel’e, kah doktoru, kah danışmanı, kah manevi kızı olarak eşlik etti. Cesur, 20 yıl boyunca hemen yanı başında bulunduğu Demirel’i SÖZCÜ HaftaSonu’na anlattı…

AİLENİN PARÇASI OLDUM

Parlak bir kariyeriniz var ama en çok Süleyman Demirelli yıllarınız merak ediliyor. 

Sayın Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’le 20 yıl geçirdim, Türkiye ve dünya meselelerine tanıklık etme şansı bulduğum unutulmaz yıllardı. Her sabah günlük gazeteleri beraberce okuma ve değerlendirme ile başlayan günün 16 saati, haftanın 7 günü süren bir mesai idi bu. Millete adanan bir ömrün, bir dakikasının bile boşa sarf edilmediğine tanığım. Bir yandan doktoru olarak en özeline vakıftım, diğer yandan da ailenin bir parçasıydım. Kendisine bir ömür şükran borcum vardır.

Aylin Cesur, İYİ Parti’nin seçimde en yüksek oy alan milletvekili unvanına sahip.

Son zamanları nasıl geçti…

Doktoru olarak elbette her dakika, her sıkıntısında yanındaydım. Son nefesini verirken de müdahale edilirken de yanındaydım. Kaybettiğim an hayatımdaki en büyük acıyla tanıştığım andır. Bir evladın babasını kaybettiği an hissedeceği büyük acıya, liderini kaybetmenin derin sızısı da eklendi.

MERAL AKŞENER, “SEN BİZE DEMİREL’İN EMANETİSİN” DER

Aylin Cesur, 24 Haziran 2018 seçimlerinde, Demirel’in memleketi Isparta’dan İYİ Parti milletvekili seçildi. İYİ Parti ile yollarının nasıl  kesiştiğini şöyle anlattı: “TBMM’de merkez sağ boşluğunu Sayın Meral Akşener’in liderliğindeki İYİ Parti’nin dolduracağına inandım. Akşener ile aramızda bir gönül bağı vardır. Kendisi bana “Sen bize Demirel’in vediasısın (emanet)” demiştir. Sayın Cumhurbaşkanımızı ziyaret ederdi, çok hoş görüşmeler olurdu. Sayın Cumhurbaşkanımız da kendisini çok severlerdi.”

İYİ Partili Aylin Cesur “Güniz Sokak müzesini vasiyet bildik” diyor.

GÜNİZ SOKAK SADECE EV DEĞİLDİR

Aylin Cesur, siyasete girinceye kadar Cumhurbaşkanlığı ve Demirel Vakfı’nın ortak kararıyla kendisine verilen; Cumhurbaşkanı Demirel’e ait Güniz Sokak’taki konutun müze yapılması, arşivinin hazırlanması görevini sürdürdü.

Milletvekili rozetini eşi Prof. Dr. Mustafa Cesur taktı.

“Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan, taziye için geldiklerinde, Sayın Demirel’in kardeşi Şevket Bey ile birlikte evinin ve ofisinin müze yapılması, benim de Başdanışmanlık görevime devam ederek bu görevi yürütmeme karar verdiler. Halen Güniz Sokak’ı açık tutma, Demirel hayatta iken çare arayana ve oraya gelene yardımcı olma misyonunu devam ettirmek için elimizden geleni yapıyoruz. Müze çalışmalarını salgın dolayısıyla ertelemek zorunda kaldık. Şevket Bey’in bu konudaki arzusunu, ben de Demirel Vakfı yöneticileri olan kızları da kendimize vasiyet bildik” diyor.

Süleyman Demirel’in memleketi Isparta’dan Meclis’e giden Aylin Cesur, vatandaşın derdine derman olabilmek ve Demirel’in emanetine sahip çıkabilmek için durmadan çalışıyor.

“Güniz Sokak bir ev değildir, demokrasi mücadelesinin önemli bir merkezidir ve tanığıdır” diyen Cesur, “Sokağa 5 metre mesafede yaşamış bir devlet adamının ömrünü adadığı milleti ile aracısız kucaklaşmasının en güzel örneğidir” ifadesini kullandı.

Kurduğu üniversiteden adını sildiler

Süleyman Demirel’in vefatını Türkiye’ye duyurmak görevi doktoru olarak Aylin Cesur’a düştü. Gözyaşları içinde yaptığı konuşmasının ardından halkın gözünde “Demirel’in manevi kızı” unvanına ulaştı. Şu günlerde Konya Selçuk Üniversitesi’ndeki kültür merkezinden Süleyman Demirel adının kaldırılıp Sultan Alparslan adının verilmesi dolayısıyla kamuoyunun karşısına sık sık çıkan Cesur şunları kaydetti:

“Türkiye’nin kurulan 77 üniversitesinden 70’inde Demirel’in imzası var. Konya Selçuk Üniversitesi dahil. Bunu gaflet ve değer bilmezlik olarak görüyorum. Bu hata düzelinceye kadar, her kürsüye çıktığımda bu ayıbı millete şikayet etmeye devam edeceğim.”

Ve İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılması. Cesur isyanını şöyle dile getiriyor:  “Sözleşmeden çıkıldığından beri 15 kadınımız daha öldürüldü. Yine sözleşmeden çıkıldığından beri şiddete uğradığı şikayeti ile başvuran kadınları korumak için işlem yapmak yerine, ‘Aile mahkemelerine gidin’ denilerek şikayetler geri çevrilmeye başlandı. Buna iyi oldu diyebilir misiniz?”

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil