Ana Sayfa Magazin 24 Nisan 2021 83 Görüntüleme

Ziynet Sali: Jennifer Lopez’e değil babama benziyorum

Eşinin (Erkan Erzurumlu) yeni klibinin montajına yardımcı olmak için stüdyodayken buluyorum onu. Etrafı gitar, mikrofon ve türlü müzik aletleriyle dolu. Vakitlerinin çoğunu stüdyoda geçirdiklerini öğreniyorum. Bir ara sohbete Erkan Bey de dahil oluyor. O çalıyor, Ziynet söylüyor. Ardından, albümünden değişen hayatına başlıyor anlatmaya…

İnsanlar pandemide tek şarkı bile çıkaramazken sen albüm çıkardın, yürek mi yedin?

Yürekliyim! Aslında albüm üç yıl önce çıkacaktı ama repertuvarı tamamlayamamıştık. İçinden bazı şarkıları single olarak yayımladık. Bu sürede de albümü tamamladık, dokuz yeni şarkı ve altı tane de daha önce yayımlanan single’larla toplam 15 şarkı var.

Hep benzetiliyordun ama bu albümle birlikte Jennifer Lopez’e daha çok benzetilir oldun…

Ben Jennifer Lopez’e değil, babama benziyorum.

Söylendiği gibi bunun için özel bir imaj çalışman, çaban var mı?

Beni 2004’ten beri tanıyorsun. Biliyorsun ki bunun için özel bir imaj çalışmam yok. Tamam, güzel bir kadın, güzel bir tarz. Benim de sevdiğim bir stili var. Ama özellikle benzeme çabasında olduğuma dair algı beni üzüyor. 15 yıldır ya, bu kadar süre bir insan başka birini taklit etmez ki! Ben güzel bir kadınım. Neden birine benzemek için çabalayayım, ona takılıyorum. Taklit edecek olsam çok daha güzel kadınlar var. Bir şey daha söylemek istiyorum.

Tabii…

Bu konuda yeren cümlelere baktığımda yüzde 90’ının kadın olması da beni üzüyor. Ayrıca neden Türk kadınının güzelliğini kabul etmiyorlar da illa birine benzetme çabası içindeler! Yabancılar beni gördüğünde “Waow” derken kendi insanın seni gömüyor. Kabul edin, Türk kadını güzel kadın.

Babası Salih Safter ile…

HELLİM FOTOĞRAFI ÇEKİP ATTIM

Bir de Jennifer Lopez dendiğinde akla kalçaları geliyor. Sendeki durum?

Ben zayıfladım (gülüyor). Jennifer Lopez’e en benzemeyen yerim herhalde kalçalarım.

2019’da nikah masasına oturdun. Erkan Erzurumlu’yla evlendiniz. Nasıl tanıştınız?

2018’de Harbiye Açıkhava konserim sebebiyle ekibim değişmişti. Gitarist olarak Erkan geldi. O da Kıbrıslı. Oradan yola çıkarak sohbete başladık ve devamı geldi.

Sizinki ilk görüşte aşk mıydı?

Vokaldeki kızlarla “Orkestraya bir yakışıklı daha geldi” diye geyik yapmıştık. Sahne ışığı beni etkilemişti. Erkan’ın elektrogitarı aldığındaki rock’n roll hali çok ışıklıydı.

Kim ilk adımı attı?

Ben.

Ne yaptın?

Hellim fotoğrafı çekip “Tanıyor musun” diye mesaj attım (gülüyor)!

Adam önce anlam verememiştir herhalde…

Bir erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer Hakan. O da bana “Tanımaz mıyım” diye mesaj attı (gülüyor).

İkiniz de müzisyen, sanatçısınız; romantik bir evlenme teklifi mi geldi?

Hiç beklemiyordum. Evde koltukta oturmuş, annemle görüntülü konuşurken bir baktım, koltuğun önüne biri diz çökmüş, yüzük uzatıyor. Nasıl bir ev hali içindeyim, saç baş dağılmış. Annemin yüzüne telefonu kapadım. Şoke oldum. Gerçi o da planlamamış, içinden gelmiş.

Evlendiniz ve ardından pandemi sebebiyle eve kapandınız. Bu dönem ilişkinizi nasıl etkiledi?

Hızlandırılmış evlilik yaşadık. Çok da iyi oldu. Birbirimizi tanımak için güzel bir zaman dilimi. Müzikal olarak birbirimizden çok şey öğrendik. Bir evde sofra kurmak, birlikte yemek yapmak, bunları daha çok deneyimleyebildik bu dönemde.

Eşin 36 yaşında…

E, ben de 30 yaşımdayım (gülüyor).

Aranızda dokuz yaş var. Erkeğin büyük olması normal karşılanırken kadın büyük olunca eleştiri oklarına maruz kalınıyor. Bunlar ilişkinizi etkiledi mi?

Maalesef ilk zamanlar insanlara garip geliyor ama biz mutluyuz. Yaş farkı bizim için hiç sorun olmadı. O benden daha olgun bir ruha sahip, daha ağır. Yaş, rakamlardan ibaret bir şey.

Evde iki kişi müzisyen olunca melodiler havalarda mı uçuşuyor?

Tam tersi, dingin bir ev var. Ama arada sabahları elektrogitar sesiyle uyanabiliyorum.

PSİKOLOJİK OLARAK GÜÇLÜ DURMAN GEREKİYOR

Son dönemde müziğin değeri tık sayısıyla ölçülüyor, ne diyorsun?

Kaçınılmaz. Yeni dünya dijital. Ayak uydurmazsan sistem dışı kalabilirsin. Hızlı bir tüketim, sürekli hemen bir sonrakine geçme hali var. Tahammül kalmadı, introlar, müzikler kısaldı. Bu benim üreten tarafımı üzüyor ama bunlara karşı duramayız. Gerçek bu sonuçta. Bir yandan da rakamsal veriler her şeyi belirlememeli.

YouTuber’ların şarkıcı olmasına ne diyorsun?

Herkes şarkı söyler. Ama mesleki olarak başka bir boyut var. Neye göre şarkıcı? Eskiden şarkıcı önce müziğini yapar, şarkısı bilinir, sonra o isim ünlü olurdu. Şimdi tam tersi, tanınan isimler şarkı yapmaya başladı.

Neden artık kalıcı şarkı çıkmıyor?

Eskiden sana albüm yapılması için senin bir yeteneğin olmalıydı, o zaman da içi dolu bir değer oluşturulurdu. En iyi şarkılar, aranjörler seçilirdi. Dijital dünyayla bunun da içi boşaldı. Tüketici de sanırım buna alıştı. YouTube zaten bir derya. Boşlukta gibiyiz.

Yeni neslin düşündüğü kadar şarkıcıların hayatı parlak mı?

Uzaktan göründüğü gibi ışıltılı bir dünya yok. O aslında senin kendi yarattığın ışıltı ve değer. Geçenlerde çok güzel bir laf okudum: “Güneş ne kadar parlaksa gölgeler o kadar karanlık olur.” Bu işin kendi içinde çok zorlukları var. Öncelikle psikolojik olarak güçlü durman gerekiyor. Çok çalışmalısın. Herkes “Bir şarkı patlatayım, ünlü olayım” diyor ama öyle bir dünya yok. Önemli olan üretmek ve değer yaratmak.

KÜÇÜK BİR KÖYDEN ÇIKTIM AMA HAYALLERİM BÜYÜKTÜ

Albümün adı ‘Yaşam Çiçeği’. Senin yaşam çiçeğin nedir?

Hayat yolculuğum. Çok şükür bu yolculuğa şimdi bakınca mutsuz olmuyorum. Hayatın Polyanna tarafında olmayı seviyorum ben.

Senin yolculuğunda zorluklar nelerdi?

Kıbrıs’ın küçük bir köyünden çıktım geldim. Ama hayallerim büyüktü. 16 yaşında İngiltere’ye gittiğimde hayalim turizm okuyup dünyayı gezmekti. Halam orada kalmam konusunda sorumluluğu kabul etmedi. Kıbrıs’a döndüm. Ardından İstanbul’a geldim, konservatuvar sınavlarına girdim. İlk yıl kazanamadım. Ama İstanbul ilk gelişimde beni o kadar etkiledi ki “Burada yaşamalıyım” dedim kendime. Geri dönecek olmak büyük üzüntüydü. Ama asla vazgeçmedim. Bir yıl çalıştım. ve kazandım.

Konservatuvarı bitirdin. Müzik öğretmeni oldun. Ama atanamayınca İstanbul’da bir ofiste işe girdin. Zorba’da sahne aldın. O yaşlardaki Ziynet’i bugün görsen ona ne derdin?

“Gönlünce yaşa, yüreğini dinle ve yürü.”

Yıllardır bu sektördesin, dostun var mı?

Ebru Gündeş bana dosttur. İlk çıktığım günden beri çok destek verdi. Beyazıt Öztürk aynı şekilde.

Hiç kazık yedin mi?

Kazık atmadığım için kazık da yemedim.

BEKARKENKİ DEKOLTENLE EVLENDİKTEN SONRAKİ DEKOLTEN AYNI OLSA BİLE… OLAMIYOR ASLINDA

Hep seksi kadın olarak anıldın. Evlenince o seksapel bitiyor mu?

Bu soruyu kendime çok sordum. Çünkü yalnızken ya da bekarkenki dekoltenle evlendikten sonraki dekolten aynı olsa bile… Olamıyor aslında.

Eşi Erkan Erzurumlu ile…

Daha mı dikkatli davranıyorsun peki?

Eskiden çok daha rahat paylaşım yaptığım dekolteli resimlerimden hiç rahatsız olmazken şimdi bir düşünüyorum. Erkan’a da fikrini soruyorum. Bu belki yaşla, belki doyumla ilgili… Ama ben hayatındaki insana değer vermekle de ilgili bir durum olduğunu düşünüyorum.

Paylaşımlar bir yana senin o enerjin devam ediyor mu hala?

O doğuştan gelen bir şey. Bu arada “Ben seksiyim” demiyorum ama sen söyledin. Ben kadın olmayı, dişi enerjiyi seviyorum. O da karşıdan nasıl görünüyor bilmiyorum.

SADECE BOTOKS

Hala kendini arayan, sorgulayan bir dönemdeyim. Daha çok üretmek ama bunu yaparken de insanların hayatına daha çok dokunmak istiyorum. Mutluluk ve iyilik vermek istiyorum.

Cilt bakımı yaptırıyorum. Estetik olarak, sadece botoks. Rutin şeylerden sıkılıyorum, gözaltı, boyun kremim falan yok. Pandemide kremim bitmişti. Bir tüp başka bir krem aldım, en pahalı kremden daha çok işe yaradı.

‘HAKAN GENCE İLE SIKI MUHABBET’ HÜRRİYET YOUTUBE’DA DA EĞLENDİRİYOR

Sadece Hürriyet’in hafta sonu eklerinde değil, Hürriyet YouTube kanalında da her cuma konuklarıyla izleyenlere samimi bir sohbet sunan Hakan Gence’ye tanınmış isimler hayatlarını, sırlarını anlatmaya devam ediyor. Bu haftaki konuk Hasan Can Kaya. Ünlü komedyen başarı hikayesini, yeni projelerini, kadınların ona karşı değişen tavrını ve daha fazlasını ‘Hakan Gence ile Sıkı Muhabbet’te anlattı. Hürriyet’in YouTube kanalından izleyebilirsiniz.

Ziynet Sali: Jennifer Lopez'e değil babama benziyorum

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil